Mustafa ‘ dan Şiirler

Kimdir Mustafa Köseyetkin?.
Şiir yazmayı seven, 35 yaş civarında, zaman zaman merkezimizi ziyaret
eden, hastaneden tanıştığım birisi. Zaman zaman gelir ve şiir okur, çay içeriz. Annesi ve abisi
ile bir yakınının evinde kalıyor. Gururlu, kimseye eyvellahı olmayan dürüst bir insan.
————————————————————————————————————————————–

HAKİM OLAN ALLAH!

Düşsen kim yardım edecek sana kim?

Söyle kim yardım edecek sana söyle kim?
Unutma ki Allah Hakim!
Kim affedecek seni af dilesen söyle kim?
Unutma ki Allah Hakim!
Zorda kalsan, darda olsan
Tuzak dahi kursalar yoluna
Kim yardım edecek sana, söyle kim?
Unutma ki Allah Hakim!
Unutma ki Allah Hakim!
Ve kim yardım edebilir sana söyle kim?
Allah tan başka var mı hakim?
Kuran’ ı indirmiş sin
Ders olsun diye nice kavimleri yok etmişsin
İşte cehennem işte cennet demişsin
Seçim sizin diyede belirtmişsin
Mizanı kurmuşsun
Şahitleri toplamışsın
O gün kimi yüzler kara, kimi ak
Kuran da belirtmişsin
İşte seçim sizin diyede belirtmişsin
Sen affetmez sen kim affedebilir kim?
Unutma ki Allah tek Hakim!
Unutma ki Allah tek Hakim!

FİLOZOFÇA

Akşamlar döner geceye

Mecbur hayat var olduğu sürece
Sen doğru ol dostum
Her hareketinde ve her anında
Unutma ki tek doğru vardır
Oda Hak yoludur unutma
Ümidin kırılırsa bir gün
Yıkılırsan bir gün derin bir üzüntüyle
Unutma ki akşamlar döner geceye
Mecbur hayat var olduğu sürece
Ve yine unutma ki o geceler döner sabaha
Mecbur hayat var olduğu sürece
Bir dua ile iste yüce rabbinden
Umurlu ki rahat etsin yüreğin
Zaten ölümünden beri annenin
Buruk yüreğin
Kim bilir belki düzelir işlerin
Zaten işler de olacağına varır
Senin felsefen
Okul da 4 tü ama felsefen
Bu gün filozof kesilmişsin
Derin derin düşünmekten
Derin derin düşünmekten..

YALÇIN  DAĞIM

Ben   yalçın   bir  dağım   doruğumda  kartallar  uçar  benim

Ben  dik  başlı  duruğuyla   yeryüzüne   kafa  tutan  yalçın  bir  dağım

Gökyüzüne  uzanmak  istercesine  uzanır,   bulutlara  doruğum

Yeryüzüne  hakim  bakarım.

Dost  bir  söze,   içten  bir  gülüşe   dostça   bakarım.

Ama   kötü  bir  söze,  bir  göze,   bir  yüze  çok  sert   ama  çok  sert  bakarım

Ben  gökyüzüne  uzanan   yüce  bir  dağım   doruğumda  kartallar  uçar  benim

Yüreğim   yamacımdaki   ova   kadar  geniştir  benim

Onun  için  senin  yaptığın  kötülükler    sana  aittir

Günah   olarak da   yeter  senin  için.

Ama  benim  için: İçin  için  kaynar  durur,

Çünkü  ben   patlamaya  hazır    bir  yanardağım

Bundan  dolayı    yeryüzüne,   çok  sert   ama  çok  sert  bakarım

Onun  için  senin  dediklerin    birer  hikayedir,

Benim  için   birer  boş  sözdür

İşte  doğru  yol : seçimi  sizin,   biri   Hak  yol  diğeri   batıl  yol

Şeytan  izinde  gidenlerin   dikkat  et,   dikkat   yaptıklarına,

Onun  için   bir gün   gelip   patlarım

Her  yanı   ateş,  lav ve  küle  boğarım,

Yok  olup  gidersiniz.   Onun  için  doğru  yola  gelin.

 

 

OYUN

Bir  oyun  oynuyorlar   oyunun  kuralı  yok   kaybeden  çok

Oyun  can  alıcı,    takdir  yok  alkış  yok.  Oyunun   sonu  tekdir,   eleştiri  rezalet

Oyunun  sonu  belli,  baştan  kaybedilmiş  sayılıyor  her  oyunda .

Çünkü   baştakiler   oyunu   düzenleyenler   belli

Belli  etmiş  kendi  rezilliklerini,   ama   hepsi   süslemeli  bir  tezgah

Rezalet  dedim ya,     oyunun   sonu,   her  şeyin  sonu   aslında  başından  belli

Zaten  ne  demiş   bir  veli   ilahi  ve  tanrısal   ebedi   her  şeyin    sonu,

Aslında   başından,     gidişatından    ve   başladığı  noktadan  belli

Sonu  ne  olacak ki  hüsran,    belli  değilmi

Belli   diyor   elbette  ilahi  biri   beller,    göklerde   bakıyor   bu  tabloya,

Belki   kınıyorlar    bunları  ebedi

Zaten  yeryüzündeki   bütün   felaketlerden  belli,

Belki   bir  deprem,   belki  bir  volkan,  belki  bir  tsunami,   belki  bir  sel  oluyor

Kınayanların  öfkesi    azap   oluyor,    yeryüzündekilere

Hiç  düşünmüyorlar mı    yeryüzü   böyleyken,

Bizim   yaptıklarımız   azgınlığımızdan.

Belki   ya  yerin  altı    nasıl  olacak ki   diye    onlar   görmemişlermi ki

Magma   nasıl    yükseliyor,    koskoca   dağ   patlıyor,    öfkeli    kızgın  lav  oluyor

İşte      yerin  altıda   cehennem

Onlar    yeryüzünde   bir   tokat    atmışki  belki  bir  mazluma,

Ama    mahşer  kurulduğunda   bugünde    Tanrı  onlara   öfkeli

Demek ki  Allah’ın   şamarı    daha   değişik  oluyormuş

Bu da   yeryüzünde   bir  tokat  gibi   zalimlere  inen,

Patlattığı   volkanlardan   yanardağlardan  belli   değil mi?

TEKİR VE BEN

Biz iki kişiydik Tekir ve ben, Mustafa
İki iyi varlıktık, yeryüzünde dik başlı yürürdük
Gözlerimiz ileride başımız dik
İki iyi varlık, ikimiz de yalnızdık, yalnız yürürdük
Tekir ve ben iki iyi varlık
Tekir bölgenin hakimi, kedilerin efendisi, çete reisi
Gözleri cesur ve haşin bakar
Göğsü geniş yüreği ise mert bir yeryüzünün
En yüce bir varlığı, Mustafa ise gururlu
Ama kurulmuş pusuların tutsağı
Ezilmiş yüreği ama gözleri, gözleri kartal yuvası
Dağ kadar yüce, hakimi der geceleri gündüzleri ise,
Suskun yüreği çünkü gündüzleri onun değil
Namertin soysuzun, özü bozuk sözü bozuk
Kanı bozuk insanların ve soyu bozuk bir düzenin,
Güneş onlara doğuyor gündüzleri
Doğan gün onların, ama gece senindir
Mustafa suskun, yüreği salar mermilerini
Geceleri birer dize olur yazdığı yerler
Suskun gece yüreği Tekir ve Mustafa
Gün doğduğunda ters ters bakar durur güneşe
Neden doğdun neden namertlerin soysuzun
Sopsuzun kanı bozuk özü bozuk sözü bozuk
Düzeni bozuk ülkenin üstüne neden diye
Bazıları da işte gün doğdu bizlere, bizlere
Kemik görmüş aç köpekler gibi sevindiler
Ama gece oldu işte yine ertesi gün doğmadı
O gece şafak da sökmedi, çünkü o gece
Çünkü güneşin doğduğu bir yerde
Orada şafak atmıştı, gökyüzünde bir yerlerinde
Madem ki demişti hakim olan Hak
O gece yaşamamıştı Tekir ve Mustafa
Gündüzleri bu ülkede,
Hak oldu bu katliam sizlere, sizlere bu gece
         

Yitirme Umudunu

Unutma dostum her gece mecbur varır sabaha
Gün doğar yeryüzüne her gün çiçek açar
Uzatır başını göğe her gün bir umuttur
Aydınlatıryeryüzünü güneş açacaktır elbet bir gün
Aydınlık doğacaktır kalbin gülecektir yüzün
Bak yeryüzüne yağmur yağar sular toprağı
Yeşerir toprak Sen umudunu yitirme dostum
Unutma ki akan sular durmaz yerinde
Buhar olur ulaşır göğe bulut olur
yağmur olur yağar yeryüzüne
Bir bakarsın ki başak başaktır toprak
öyleyse gün doğmadan şafak sökmeden
Erken kalk bu gece
Bir dua et Rabbine doğan gün
Benim değil senin senin
Öyleyse yağdır gökyüzünden bizlere
Dop dolu yağmurlarını
Beni emin kıldın ama yüreğim tedirgin
Yarattığın insanlar da, yozluk da soysuzlukda
Oldukça zengin
Ama değil ki onlar, benim dengim
Öyleyse man ver bizlere arşın engin ve de
Kürsün onlardan zengin zengin
Çünkü onlar gerçekten kafir hem de gerçekten
İyilere iyilere zalimce keskin
Öyleyse bir rüzgar estir tedirgin yüreğimi
Yağmur dolu bulutlar ile sevindir
Umudunu yitirme benden benden diyorsun
Öyleyse aman ver bizlere
Gönül senden medet ister
Zaten tek dileği de budur, artık yeter
Çünkü yarattığın insanlar yozluk da soysuzluk da
Oldukça zengin zengin
Ama senin arşın engin ve de
Kürsün onlardan zengin zengin

HAKSIZLIK

Ben bir gül tomurcuğuydum  derildim

Doğan güne uzandı bütün benliğim
Yağmur yağdı üzerine
Açtımda büyüdüm tomurcuk tomurcuk
Ortadaydım bir yerlerde eğer yağmur yağmasaydı, doğmasaydı
Güneş üzerime solar
Ziyan olur giderdim ve açmazdı
Tomurcuk tomurcuk benim benliğim
Oysa açacaktı
Her gün güneş doğduğu yağmur yağdığı
Ve var olduğu sürece yeryüzü
Umudumuda yitirmemiştim solmayacak diyordu
Bütün benliğim bütün yüreğim
Sende benden ibret al bu yürekten
Bugün varız ama yarın nerdeyiz bilinmez
Bir gün bir çığlıkla gelir İsrafil
Söner güneş doğmaz, ne yaparsan yap
Tek irade vardı ve vardır o diledi dersin işte
Yıkılır yeryüzü göremezsin güneşi
Yürüyen bulutlar ve gece olduğunda ki
Bir daha varolmayacak yıldızları ve ayı
Ölmüşsündür sen de ve bir çığlık daha duyulur
Kalkın ve huzuruma gelin denilir
O zaman ne cevap vereceksin Rabbine
Sorulur ömrünü nasıl geçirdin diye ve
Bir defter verilir eline
sağından mı solundan mı bilinmez
Cennetine varacaksın sağından ise
Solundan verilirse sürüleceksin cehennemine
Ne diye diyeceksin ki götürmeyin beni diye
Versen dünyaları Rabbine dememiş miydi ki
Yaşarken size doğru dürüst yürüyün diye o zaman
Hak yerini bulacak haksızlık dolu yeryüzünde

Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir