Bonzai ve Madde Bağımlılığı

Bonzai ve Madde Bağımlılığı

Madde Bağımlılığı Nedir?
Madde Bağımlılığı denildiğinde; insanın duygu, düşünce ve davranışı üzerinde doğrudan etkili, özgüllüğü olan bir süreç anlaşılmalıdır.
Bağımlılığa yol açan maddeler; genel olarak yaşamı sürdürmek için gerekli olmadığı halde keyif verici özellikleri nedeniyle tüketilirler ve kullanıcılarda bedensel, ruhsal, davranışsal ve bilişsel değişikliklere yol açarlar.
Bağımlılık sadece madde ile sınırlı olmayıp bir insana bağımlılık, bilgisayar ve internete bağımlılık, kumar bağımlılığı vb. tarzında da olabilir.
Bağımlılığın sözcük anlamı; birey ve nesne(si) arasında bireyin seçimiyle başlayan aynılık ve süreklilik özelliği taşıyan çift boyutlu bir ilişkidir.
Bu ilişki her ne kadar bireyin özgür iradesi ile başlamış ise de, bireyin özerkliği zaman içinde ortadan kaybolmaktadır. Bağımlılığın gelişmesiyle birlikte ortadan kalkmaya başlayan özerklik, bireyin daha önce dağarcığında bulunmayan yeni tür tutum ve davranışlar edinmesine yol açar. Dolayısıyla problem bireyle sınırlı olmayıp, onun geldiği aileyi, yaşadığı sosyal çevreyi ve nihayet toplumu  belli bir süreç içerisinde mutlak etkileyen bir güce sahiptir.
Madde; beyin ve bağlantılı alt sistemleri içeren işlevsel yapı üzerinde sahte bir “iyi oluş” hali ve kontrolsüz kimyasal olaylara ,davranışlara ve tekrarlayıcı kullanıma neden olan unsurlardır.
Bağımlılık bir şeyi kontrollü yapamamaktır, bir şeyi zararlı sonuçlarına rağmen yapmaya devam etmektir.
Ben bunu bir kez yapacağım, ara sıra yapacağım diye bir şey yoktur.
Birçok bağımlının klasik söylemi, ben bunu zevk almak için içiyorum, hiç bırakmayı denemedim, istesem de bırakırımdır. Aslında kişi kendini engelleyememektedir.
Bağımlılığın kötü sonuçları bıçak kemiğe gelene kadar görmezden gelinir.
Madde keyif verici olup daha az zararlı diye bir şey yoktur. Madde kullanıcısı kendini farklı hissetmek ve kafa yapmak istemektedir.
Bir şeyden hoşlanıyorsak tekrar tekrar yapmak isteriz. Zarar görüyorsak ve yine de tekrar tekrar yapıyorsak iş kontrolden çıkmış demektir.
Psikiyatrinin temel kitabı DSM-4R e göre bağımlılığın kriterleri şunlardır;
Kişinin 12 aylık bir dönem içinde herhangi bir zamanda ortaya çıkan aşağıdakilerin 3 ü veya daha fazlası ile kendini gösteren, klinik olarak belirgin bir bozulmaya ya da sıkıntıya yol açan uygunsuz bir madde kullanımı örüntüsü vardır.
1)Tolerans aşağıdakilerden biri ile vardır.
a)Entoksikasyon veya istenen etkiyi sağlamak için belirgin olarak artmış ölçülerde madde kullanma gereksinmesi.
b)Sürekli olarak aynı ölçüde madde kullanmaya rağmen etki giderek azalır.
2)Aşağıdakilerden biri ile tanımlandığı üzere yoksunluk gelişmiştir.
a)Kullanılan maddeye özgü yoksunluk   sendromu vardır.
b)Yoksunluk belirtilerinden kurtulmak için madde yada benzeri alınır.
3)Madde çoğu kez tasarlandığından daha yüksek ölçülerde yada daha uzun bir dönem boyunca alınır.
4)Madde kullanımını bırakmak yada denetim altına almak için sürekli bir istek ya da boşa çıkan çabalar vardır.
5)Maddeyi sağlamak, kullanmak ya da etkilerinden kurtulmak için çok zaman harcanır.
6)Madde kullanımı yüzünden önemli toplumsal, işle ilgili etkinlikler ya da boş zamanları değerlendirme etkinlikleri bırakılır veya azaltılır.
7)Maddenin zararlarına rağmen kullanılır.

Bir kişi zarar görmesine rağmen tekrar tekrar kullanıyorsa bağımlıdır.
Kullanmaya bağlı problemler  giderek artmasına rağmen kişi maddeyi dibe vurana kadar kullanmaya devam ediyorsa bağımlıdır.
Kişi genellikle zararları görmezden gelir ve hala madde kullanmaya devam ederse bağımlıdır.
Maddeyi alıp rahatlamak yada kafasının biraz güzel olması onun için eşinin, ailesinin veya sorumlu olduğu kişilerin huzursuz olmasından yada kendi sağlığından daha önemli ise   bağımlıdır.
Bazı kereler durabilse bile bunu her zaman yapamaz ama “istesem az içip dururum ama keyfim istediği için içiyorum” diye kendini kandırır ise bağımlıdır.
Bağımlılık durmadan içmek değil, az içip duramamaktır. Yani kişi planladığından fazla içiyor ise bu bir bağımlılıktır. Bağımlılık bitmez, kullanım bitebilir. Yani bir kere bağımlıysanız ebediyen kullanmamalısınız.
Her bağımlı, bir sure temiz kalıp kendini düzelttikten sonra sadece bir tane kullanıp durmayı hayal eder. Bazı kişiler bunu bir süre yapabilse bile daha sonra ipin ucunu yine kaçırır. Bu döngü defalarca yaşandığı halde ders alınmaz. Çünkü çeşitli stresörlerle tetiklenen kullanma arzusu (dürtüsü) mantığına ağır basar. Kişi zayıf bir anında maddeye teslim  olur.
Maddenin efendisi olunmaz, kölesi olunur.

Madde Bağımlılığı Neden Olur? 
Madde bağımlılığı ergenlik ile başlar. Çünkü bu dönem hassas, çalkantılı ve doğal olarak karmaşalı bir dönemdir. Bir ergenin maddeye başlamasındaki ana sebep çatışmalarından duyduğu huzursuzluk ve bu huzursuzluğu dindirecek haz arama davranışıdır.
Gençlerin hayatında deneme yanılma metodu ile öğrenme sıklıkla kullanılır, bazı maddeler bir sefer bile kullanılsa bağımlılık yapar. Merak bağımlılığa iten faktörlerden önemli bir tanesidir.
Haz eğilimli bir yaşam tarzı diğer bir nedendir.
Sosyal- toplumsal kimlikte yaşanan sorunlar, kendine güvenle alakalı zorluklar da kişiyi huzursuzluğa ve haz arama davranışına itebilir.
Bağımlı kişilik yapısı, her şeyi ebeveynleri tarafından düşünülen, yönlendirilen ve kontrol edilen  gençlerde yoğundur. Ergenlikle beraber kişi kendi istediği alanlara yönelmek ister ama o kişilik yapısı gelişmediğinden hayal kırıklığı yaşar. Kişinin yaşam becerileri noksanlığı ve hayatı olumsuz yorumlaması da önemlidir. Burada da genç haz arayışına yönelebilir.
Arkadaş çevresi sayesinde bir eğlence mezesi olarak da madde kullanımı başlayabilir. Bu şekilde haz alabilecekleri basit savunmalara yönelebilirler.
Kişi madde alarak ödül merkezlerini çalıştırır ve beyinde fazladan dopamin salgılanır. Normalde de ödül merkezleri olumlu hayat olayları ile zaten faaliyettedir ama madde ile bu faaliyet kat ve kat daha fazla olur.
Madde hızlı ve yoğun bir ödül mekanizmasını aktifler, oysa hayatta elde edilen ödüller yavaş ve güçlüklerle elde edilir.
Biz davranışlarımızı haz, arzu ve keyif üzerine kurmazsak ve fayda üzerine kurarsak, maddeden uzak durma yolunda önemli bir adım atmış oluruz.
Uyuşturucu kullanıcılarının aslında  maddeye başlamasının en büyük sebebi meraktır. Özellikle gençlik dönemindeki insanlar  meraklıdır, her şeyi denemek, görmek, yaşamak ister.
Bu kişiler cesaretlidir, çünkü cahil ve tecrübesizdir. Devam etmesi yani bağımlı olması kişinin iç dinamikleri ve zorluklarıyla bağlantılıdır.

Sentetik Esrar (Sentetik THC, Bonzai, Jamaican, Jamaican Gold vb..);
Sentetik esrar (Sentetik THC, Bonzai, Jamaican, Jamaican Gold vb..), esrara benzer etkilere neden olan sentetik bir psikoaktif maddedir. Bonzai, Jamaican Gold, spice, Jamaican gold extreme, black magic, black mamba, K2 adları ile anılır. Kurutulmuş, parçalanmış bitki ve kimyasal ekler zihin değiştirici etkiden sorumludur.
Bonzainin (Sentetik THC, Jamaican, Jamaican Gold vb..) değişik bitkilerden elde edilen doğal bir madde olduğu şeklinde bir bilgi kullananlar arasında kabul görmektedir. Oysa bu yanlış bir bilgidir. En yaygın kullanılan ismi ile bonzai (Sentetik THC, Jamaican, Jamaican Gold vb..) bazı kurutulmuş bitkileri ihtiva eder, ancak yapılan analizler aktif etken maddenin sentetik kannabinoid olduğunu göstermektedir.
Bonzai ağacını kullanarak ve üzerine kimyasallar sıkarak üretilen bu uyuşturucunun sentetik ot olduğunu yani doğal olmadığnı laboratuarlarda üretildiğini biliyoruz. Yani bonzai bir marijuana (esrar) değildir. Bonzai yasal bir bitki olduğu için yetiştirilmesini engelleyen bir kanun yoktur. Bonzai’nin marijuana gibi ağır bir kokusu yoktur.
Bonzai, sentetik ot olup ciddi psikolojik zararları olan bir uyuşturucu türüdür. Sentetik kimyasalların Bonzai’nin üzerine sıkılmasıyla marijuana etkisi sağlandığı iddia edilmektedir. K2 ve Spice olarak marka adlarına sahip olan bu madde, Türkiye’de Bonzai otu olarak biliniyor. Bonzai ağacının marijuana ile ilgisi aslında yoktur ve zararlı kimyasaların sıkılmasından ötürü ciddi psikolojik problemlere yol açabilmektedir.
Bu uyuşturucunun üretilmesindeki amaç yasal yollardan ülkelere ihraç etmektedir. 2004 yılında Avrupa’da boy gösteren Bonzai, uyuşturucu etkilerinden ötürü bir çok ülkede yasaklandı. Marijuna’nın içinde bulunan THC maddesine ek olarak JWH-018, JWH-073, CP-47,497, JWH-200, ve cannabicyclohexanol kimyasallarını barındırmasından ötürü Amerika’da da uyuşturucu kategorisine alındı.
Bu uyuşturucu hakkında ciddi araştırmalar yapılmamış olmasına karşın, ilk sentetik cannabinoidsleri üreten Profesör John W. Huffman şöyle diyor: “Bunu kullanan kişiler aptaldır! Ne gibi etkileri olacağını kimse bilemez!”
Özellikle JWH-018 adlı kimyasalın metabolizmaya etkisi ve zehirlilik derecesi bilinmediği için Bonzai içmenin ölümle sonuçlanabileceği gerçeğini unutmamak gereklidir. 2010 yılında Amerika’da 11,406 kişi bu uyuşturucu yüzünden acil servise götürülmüştür. Kullanan kimyasalların kalite kontrolünden geçmemesi ve zehirli olması yüzünden marijuana ile kıyasla çok daha tehlike ve zararlı bir uyuşturucudur.
Uzun bir süre bonzai, Jamaican (cameyikın) olarak bilinen madde internet kanalı ile temin edilmiştir. Ancak yüksek bağımlılık potansiyeli olan ve hiçbir tıbbi yararı olmayan bu madde 2011 yılında yasadışı maddeler sınıfına alınmış ve alınması, satılması, kullanılması ve bulundurulması suç kapsamında değerlendirilmiştir.
Bonzai kullanımı gençler arasında giderek yaygınlaşan bir maddedir. Bu maddenin bitkisel yani doğal olduğunu düşünmeleri, kimyasal içeriği ve zararlı etkileri konusunda yeteri kadar bilgiye sahip olmamaları ilk denemede etkili olabilmektedir. Bir dumanda bile ölüm tribine girip perişan olan, yasadışı olduğu içinde acil hastaneye  gidemeyen çok insan vardır. Genelde hedef kitle eski esrar kullanıcıları ve gençlik döneminde olan yeni nesildir.
Özellikle alkol ile kullanımı ciddi sonuçlar doğurabildiği gibi ertesi gün baş ağrıları da saatlerce sürebilir. Halüsinasyon, panik atak, kusma, aşırı heyecan ve göz bebeklerinin şişmesi semptomları içindedir.
Uyuşturucu denilen pislik bir leş kargası gibidir ve zamanla insanı çöplüğün dibine dibine çekmektedir. Bir insanın hayatına uyuşturucu girdimi diğer kapıdan hayatındaki her şey çıkmaktadır. Baş başa kalana ve ölüme dek.
Büyük bir olasılıkla sentetik uyuşturucu olan bu Bonzai eroin, kokain, esrar gibi bağımlılık yapmaktadır. İçinde bulunan ve rakamlarla ifade edilen bileşiklerin tam olarak formülize edilememesi bu şüpheyi daha da çoğaltmaktadır. Bonzai, denilince  akla en çok gelen  ölüm tribidir kuşkusuz. Nedir bu ölüm tiribi, onu  öncelikle açıklayalım.
Ölüm tribi, aslında bir bakıma panik atak geçirmektir. Her an kalp krizi geçirip öleceğini sanmak, yoğun sıkıntı ve korku yaşamak, ansızın gelen düşüp bayılacakmış gibi olmak, her an kalp krizi geçirip öleceğini düşünmek şeklinde yaşanır. Vücutta karıncalanma kişide felç olacakmış gibi bir his oluşturur. Git gide bu artar sonucunda işin içinden çıkılmaz hale gelinir. Artık yavaş yavaş olan panik hızlanır ve beyniniz korku yüzünden kontrol edilemeyecek hale gelir.
Bir kaç dumanda ölüm  tribine sokan bu madde o anki korku, endişe ile öldüğünü, felç olduğunu veya delirdiğini hissettirir, sonsuza kadar da bu şekilde kalacağını düşünmeye neden olur. En önemlisi o anda halüsinasyona neden olarak kişinin gerçeklik algısını bozar. Sürekli kullanımda ise kişinin beynini bozarak akıl hastalığına has  belirtiler olan şüphecilik ve kötülük görme hezeyanlarına neden olur.

Madde Nasıl Bırakılır;  
Kişinin “ben iyileşmek istiyorum” demesi  ve bunda da kesin kararlı olması gerekir. Madde kullanmamak öldürmez adamı, kullanmak öldürür. Tek gerçek var ki hiçbir şey anlamadan bağımlı olunmasıdır.
İlk önce kişinin  bırakmayı istemesi, bağımlılıkla ilgilenen bir psikiyatra gitmesi, gerekirse hastanede yatması, bu tür ortamlardan uzaklaşması ve kullanan arkadaşlarını uyarıp maddeyi bıraktığını söylemesi, telefon kartını değiştirmesi, ortam değişikliği yapması, kendini kandırmadan zararlarını  iyi analiz edip her aklına geldiğinde kötü sonuçlarını ve ailesini düşünerek  bir adım geri atması gerekir ama yetmez.
Tedavinin ikinci aşaması, vücudun maddeden temizlendiği detoksifikasyon dönemidir. Vücuttan arındırma   evresinde maddenin   birden bırakma zamanında  meydana gelen yoksunluk belirtilerine göre psikiyatr kontrolü ve tedavi ile bu belirtileri ortadan kaldırmak esastır.
Son aşamada ise kişinin terapi ile maddeyi neden kullandığını, maddeye nasıl bir ihtiyacının olduğunu, neden diğer insanlar gibi madde almadan yaşayamadığını kişinin anlamasıdır. Bu da psikoterapi ile olmaktadır.
Madde ile yaşamak bir yaşam tarzı belki de hayatı yaşamama tarzıdır. Bunun anlaşılması kalıcı çözüm getirecektir.
Gerçekten bırakmak istiyorsanız uyuşturucu  tedavisi yapılan sağlık kuruluşlarına en kısa  zamanda müracaat  ediniz.
Çevresini oluşturan ya da sürdüren yine kişinin kendisidir. Yani biz kişiliğimize göre bir çevre oluştururuz. Kişi kendini bir şeylerin kurbanı gördüğü surece değişemez. İyileşebilmek için hayatinin sorumluluğunu almak ve kendine acımayı bırakmak gerekir. Maddeyi Bırakmanın Püf Noktaları;
Maddeyi kullanmayı tetikleyecek bazı durumlar vardır. Yoksunlukla savaşırken, ağrı çekerken, olumsuz bir takım duygular içindeyken veya toplumsal durumlar ya da kutlamalarda madde kullanımınız tetiklenebilir.
İşlevsel olmayan, negatif düşüncelerimiz madde kullanmayı tetikler. Ben bitmişim gibi.
Gösterdiğiniz başarıları görmek ve kendimizi ödüllendirmek kendimize olan saygımızı artırır.
Olaylar karşısında serin kanlılığımızı korumak, doğru yeri ve zamanı seçmek, yanlış anlaşılmaları düzeltmek, suçlamayarak ben dilini kullanmak hayattaki başarımızı artırır.
Madde alımına yönelik yoğun bir istek zaman zaman olabilir. Bunlar kısa vadeli ve gelip geçicidir.
Negatif düşüncelerin farkına varmak, madde kullanmadan önce 1 saat beklemek, başarılarımızı anımsamak, dayanak sağlayabilecek birine başvurmak hayat kurtarıcı olabilir.
Zaman zaman sıkılma veya kendini kötü hissetmek olağan bir durumdur. İlla madde kullanarak bu durum bertaraf edilmemelidir. Yani hayat her zaman keyif içinde yaşanmaz.
Kendimizi doğru ortaya koyarsak sorunların çözümünde daha etkili oluruz.
Başkalarının isteklerini özgürce ve etkin bir şekilde geri çevirmek, hayır demenin gerçekten yeterli olduğunu bilerek yaşamak.
Eleştiriler karşısında yıkılmadan ve savunmaya geçmeden anlamaya çalışmak, dinlemek ve sonra karar vermek gerekir.
Geri bildirim almak veya vermek gerekir.
Maddeyi kullanmanın olası sonuçları hakkında bilgi sahibi olmalıyız.
Alkol ve madde kullanım riski olan mekanlardan uzak durmak gerekir.
Kişinin içinde bulunduğu durumu ve etkinliklerini ve çevreyi değiştirmek gerekir. Maddeye yönelten arkadaşları cep telefonundan ve hayatımızdan silmek gerekir.
Madde Kullanımınız Acaba hangi Boyutlarda?
Son bir yıl içinde
1)    Madde kullanıyor olmanız sorumluluklarınızı yerine getirme etkinliğinizi etkiledi mi?
2)    Bedeninize zarar gelme ihtimali varken madde kullandınız mı?
3)    Madde kullanmanız yüzünden yasal bir takım sorunlar yaşadınız mı?
4)    Ailenizle arkadaşlarınızla ya da diğer insanlarla ilişkilerinizde sorunlar oluşmasına rağmen madde kullanmayı sürdürdünüz mü?
5)    Geçmişteki etkiyi sürdürmek için daha büyük ölçülerde madde kullanmak zorunda kaldınız mı?
6)    Yoksunluk belirtileri yaşadınız mı, ya da yoksunluk belirtilerinden kurtulmak için madde kullandınız mı?
7)    Amaçladığınızdan daha uzun süre madde kullandığınız oldu mu?
8)    Çoğu zaman madde kullanmayı bırakmak istediniz mi?
9)    Madde bulmak kullanmak ve etkilerinden kurtulmak için çok zaman harcadınız mı?
10)    Madde kullanmanızdan ötürü önemli bir takım etkinliklerinizi yapamaz oldunuz mu?
11)    Bedensel ve ruhsal sağlığınızı bozacağınızı biliyor olmanıza karşın madde kullanmayı sürdürdünüz mü?

Bu sorulara verilen evet cevapları arttıkça bağımlılığa giden yolda bir yolcusunuz demektir.

Çocuğunuzun Madde Kullandığını Nasıl Anlarsınız;
Arkadaş grupları sık sık değişiyor ve sorunlu veya aile çerçevesi bozuk gençlerle arkadaşlık kuruyorsa dikkatli olmak gerekir.
Parasını iyi yönetemiyorsa eskiden yeten harçlığı yetmiyorsa ve evden paralar kayboluyorsa sorun vardır.
Unutkanlık olabilir. Kişi madde ile dağılır ve hayatı idare etmekte zorlanır.
Madde etkisi altında davranışlarında gariplik olur.
Gencin vücuduna bakarak anlamak zordur ve gençler irrite olur. Ceplerini karıştırmak da onurlarını kırabilir. Her şeyden önce yakın ve güçlü bir ebeveyn genç ilişkisi oluşturmaya gayret etmeliyiz. Her şeylerini anlatabilecek sağlamlıkta olduğumuzu yaşatmalıyız. Aile bağlarımızın güçlü olması madde kullanımına karşı panzehirdir. Eğer madde kullandığını anlarsak sakin kalmalı ve yargılamadan konuşmalıyız.
                                             Uzman Doktor Orhan Çelik                                                                                                                          
                                                                             Psikiyatr&psikoterapist

Yorumlar kapalı